Sertab Erener'in son albümü "Rengarenk", her bakımdan 2010'un en iyi albümlerinden. Uzun zamandır "tam" bir albüm yayınlamıyordu Erener. Demir Demirkan'la birlikte yaptıkları son albümleri "Aşk Ölmez"in üzerinden epey sular akmıştı. O albüm müzikal açıdan kaliteli olmasına rağmen Sertab Erener'e ne yazık ki "popüler sular"da istediği başarıyı getirmedi. Hem konserini hem de DVDsini piyasaya sürdüğü "best of" niteliğindeki adım "Otobiyografi" ise, Sertab'a hem başarı hem de zaman kazandırdı.Benim kişisel tahminim Erener'in artık "popüler sular"daki iddiasından vazgeçip daha "butik bir diva" olarak yoluna devam edeceği yönündeydi. Git gide tekdüzeleşen, sıradanlaşan ve vasatlaşan "pop arenası"nda Erener'in yeniden kitleleri peşinden sürükleme konusunda pek yapacak bir şeyi yok gibi görünüyordu. Çünkü iş biraz "bıçak sırtı" gibiydi. Ya kaliteden taviz verecek, o da diğerleri gibi vasatlaşacak, ya da biraz rüzgarın geçmesini bekleyecekti. Bir başka yol daha vardı elbette. Hem kaliteli hem de popüler olabileceği şarkılar bulacaktı. Ama bu formda şarkıların Erener-Demirkan işbirliğinden çıkmayacağı son albümle artık biraz daha anlaşılmış gibiydi.
Geçtiğimiz yaz, Sertab Erener'in imdadına Soner Sarıkabadayı şarkıları yetişti. Erener, "Bu Böyle"yle adeta yeniden doğdu. Şarkı hem kalite olarak belli bir ortalamanın üzerindeydi, hem de son derece sıcak, samimi, hemen dile dolanan bir yapıya sahipti. Ve geçtiğimiz yaz Sertab, büyük bir sürpriz yaparak listelerde ve yeniden kitlelerin gönlünde üst sıralara yükseldi. Kış aylarına doğru bu birlikteliğin devamı "Açık Adres"le geldi. Şarkı kısa sürede yine ortalığı toz duman etti. Bu iki başarılı single'ın ardından Erener için, artık yeni bir albüm için stüdyoya kapanma zillerini çaldı zaman.
Soner Sarıkabadayı, Sinan Kaynakçı, Mustafa Ceceli, Nil Karaibrahimgil, Sibel Algan, Ersel Serdarlı ve Demir Demirkan gibi müzisyenlerle hazırlanan "Renga Renk" albümü, yine bir Soner Sarıkabadayı şarkısı olan "Koparılan Çiçekler"le görücüye çıktı.
Gelin önce Soner Sarıkabadayı meselesine değinelim. Son dönemlerde Türkçe pop müzikte çok öne çıkan bir imza Soner. Neredeyse herkeste bir şarkısını dinliyor, o şarkılarla piyasaya yön verişini takip ediyoruz. Bu işbirliği hem Soner'e hem de Sertab'a çok iyi gelmiş bir birlikteliktir. Sertab, Soner'in Murat Dalkılıç, Murat Boz ve bilimum pop sularda gezinen ve zaman zaman "sıradanlığın" nehrinde akan "marka" değerini çok yukarılara çekmiştir. Soner de Sertab'a herkeslere verdiği gibi "sıradan, slogan, daha sakız" şarkılar değil, daha özenilmiş, üzerinde her bakımdan çalışılmış şarkılar vererek hem Erener markasına layık olmuş, hem de bu şarkılardaki "sıcaklık ve samimiyet" dozuyla Erener'in halkla yeniden temas etmesini sağlamıştır. Yoksa dediğim gibi Sertab Erener git gide şatosunda "butik bir diva"ya dönüşmek üzereydi.

Genel olarak Rengarenk albümü, Sertab Erener'in asla müzikal kalitesinden, tavrından ödün vermeden biraz daha popüler sularda yüzdüğü, bu sayede daha geniş kalabalıklara yeniden dokunmaya başladığı bir albümdür. Prodüktörlüğünü de bizzat Erener'in kendisinin yaptığı bu albüm, Türk Pop müziği için çok önemli bir dönemeçtir, can simididir, örnek alınmalıdır. Hani hep konuşuyoruz ya bir şeyler nasıl değişecek, sıradanlığın perdeleri nasıl kalkacak müziğin üzerinden diye, işte Erener'in albümü "kalite"nin yeniden popüler olabileceğini bize gösteriyor.
Bu tavır aslında zamanında Sezen Aksu'nun Onno Tunç'la çalıştığı dönemlerde ortaya koyduğu tavırdır. Aksu bu albümlerden hem büyük hitler çıkarmış, hem de müziğe çok değerli, kıymetli, değeri yıllar sonra anlaşılacak şarkılar armağan etmiştir." Alt tarafı pop yapıyorum" diye meseleyi hafife almamış, ince ince, ilmek ilmek daha özel bir serüven örmüştür. Sertab Erener'in kariyerinde ve özellikle bu albümde yaptığı da tam olarak böyle bir şeydir. Albüm, hem "Koparılan Çiçekler", "Rengarenk", "Bu Böyle", "Açık Adres", "İkimiz Bir Fidanın" gibi bir çırpıda dinleyiciyi avucuna alacak popüler hitler, hem de diğer yandan Sinan Kaynakçı, Sibel Algan, Demir Demirkan, Ersel Serdarlı'yla yapılan "Bir Varmışım Bir Yokmuşum", "Asla", "Bir Damla Gözlerimde", "Bir Çaresi Bulunur", "İstanbul" ve "Ayrılık ve Biz" gibi zamanla şarap gibi daha da değerlenecek, klasikler arasına girecek şarkılardan oluşuyor.
Özellikle Pinhani'den tanıdığımız Sinan Kaynakçı'nın yazdığı nefis sözleri es geçmeyin derim. Erener, Sinan sayesinde sözlerinde de yeni rüzgarlar estirmeyi başarmış. Ve albümde en çarpıldığım şarkılardan biri de Sezen Aksu'nun "Pardon"uyla tanıdığımız Sibel Algan'ın yazdığı "Ayrılık ve Biz" oldu. Aslında popüler bir albüm için oldukça riskli bir şarkı bu. Sertab Erener'i böyle farklı bir müzikal denemeyi albümüne alma cesareti gösterdiği için bir kez daha kutluyorum.
Sertab Erener'e genel olarak bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum. Türkçe müziğe olan ümidimi, geleceğe dair umutlarımı tazelediği için... Güzel ve kaliteli işler bir şekilde yolunu bulacak, buna bir kez daha inandım.
SÖYLEMEDEN OLMAZ
1- Sertab Erener'in yorumculuğu, sesiyle yaptığı denemeler, dramatik kurgu albümde boydan boya nefis. Eskisi gibi ses gösterisi yapmıyor, çok daha sakin yorumluyor şarkıları. Sesinin gücü böyle daha iyi anlaşılıyor.
2- Koparılan Çiçekler'e Philippe Laurent'in yaptığı remix şahane. Bizim Türk remixçilere ders olsun.
3- "Açık Adres"ten bu yana Sertab'ı görüntüleyen Burak Ertaş'ın bu albüm için çektiği "Koparılan Çiçekler" klibi de yine şahane olmuş. Bir tebrik de ona...!
4- Yazıda sözü geçmiyor olabilir ama "Ego" ve "Rengarenk" şarkıları da albümde en çok sevdiklerimden.

