Ve nihayet, geçtiğimiz senelerde Sezen Aksu destekli "Komple"yle pop sularda kadraja yeniden girdi. Bu albüm onu, pop kulvardaki eski günlerine epey yakınlaştırdı. Ama çeşitli zamanlarda yaptığımız sohbetlerden onunla ilgili edindiğim izlenim; Burak Kut'un bunlarla yetinmeyecek olduğuydu. Farklı şeyler denemek istiyordu. Nitekim son albümü "İlaç" yine dinleyicileri ters köşeye yatıracak. Yine çok sert ve birdenbire bir "dümen kırış" bu. "Komple"den sonra sudan çıkmış balığa döndürüyor albüm sizi. İlk dinlediğimde epey şaşırdım. Albüm, epey farklı rotalarda seyrediyor. Müzikal olarak farklı türlerle farklı kombinasyonlar yapılmış.
Bu konuda albüme rengini veren isim Mithatcan Özer olmuş. Hem sözleri, besteleri hem de düzenlemeleriyle yer aldığı albümde Özer, alaturkadan funk'a, cazdan hip hopa ve rocka uzanan farklı bir seyir izlemiş. Özer'in düzenlemelerinde bazı bölümlerde uyumlu bir seyir var, bazı yerlerde ise fırtınalı, tahmin edilemez bir rota. Kafasına göre takılan, kendi bildiğini okuyan, alışılagelmiş her şeyle biraz dalga geçen bir tavır bu. Bazı yerlerde güzel sonuçlar vermiş, bazı yerlerde ise "ham" ve "filtresiz" kalmış gibi. Sanki daha üzerinde düşünülmeliymiş, daha demlenmeliymiş... Mithatcan'ın sözleri de böyle rotasız, yönsüz... Kafiye düzeni gütmüyor, belli kuralları takip etmiyor, canı nasıl isterse öyle yazmış hissi veriyor. Bazı yerlerde içinden bir Sezen Aksu duyarlılığı çıkıyor, bazı yerlerdeyse başına buyruk bir iflah olmaz.. Farklı bir müzik adamı olacak, anlaşıldı. Daha yeni yeni kazmaya başladığı içsel kazısında bakalım neler açığa çıkacak?
Albümün bir diğer önemli ismi de Sibel Algan. Onunla ilgili ilk detayları bu blogta okumuştunuz. Sezen Aksu'nun yorumladığı ilk bestesi "Pardon"la darma duman etmişti bizi bu yaz. Aynı zamanda Aksu'nun basın ve halkla ilişkiler müdiresi olan Algan'la telefonda konuşmuş, başkaları tarafından söylenecek yeni şarkıları olduğunu duyurmuştum size. İşte "Pardon" sonrası ilk şarkılar Burak Kut'un albümünde karşımıza çıktı. Bu 3 yeni şarkı, beni "Pardon" kadar etkilemese de (çünkü onun çok başka bir büyüsü ve tılsımı var) "Git Bir An Önce" ve "Kafam Karışık"a dikkat edin derim. Sibel Algan'ın serüvenini de heyecanla takipteyim. Bakalım onun iç kazılarından daha neler çıkacak.
Ve Burak Kut... Bu birbirine hiç benzemeyen ve neredeyse her biri farklı yönlere giden şarkılara Kut'un vokali kaptanlık ediyor. Burak, fırtınalı bir denizde, sesini çok farklı şekillerde kullanarak, gemisinin savrulmaması için elinden geleni yapıyor. Albümde baştan sona iyi bir yorumcuyu dinliyorsunuz. Ama dediğim gibi riskli bir albüm olduğunu düşünüyorum. Bu riski göze aldığı için Burak Kut'a saygım var ama sanki yeni yeni kariyerini toparlamaya çalışırken, birdenbire bu kadar çok açılmamalıydı bence. Bu değişimi, dozu yavaş yavaş arttırarak yapmalıydı. İnsanların bağ kurmakta zorlanacakları bir albüm... Dilerim, ben yanılırım....
(Çıkış şarkısı Ben Yokum'la ilgili yorumlarımı daha önce yine burada yazmıştım. Geçmiş yazılar bölümünden bulabilirsiniz.)










