Evet, farkındayım.
Biraz fazlaca "diva" ağırlıklı giden bir blog oluyor. Aslında yazacak, yorum yapacak çok şey var. Ama bir yandan normal bir işe göre daha fazla mesai gerektiren bir işte çalıştığım için kafamda kurguladığım "yeteri kadar zaman"ı ayıramıyorum buraya. Hal böyle olunca "en önemli, en atlanmaması" gereken şeyleri önceliğe alıyorum.
Evet, hala Türkçe müzikte divaları önemsiyorum. Sezen'i de, Ajda'yı da, Nilüfer'i de, Nükhet'i de. Bir de bu yaz gerçekten diğer yazlardan farklı şeyler oluyor. Onlarla aynı anın içinde olduğumuz karelerin sayısı "birdenbire" arttı. Gece Gündüz programı vesilesiyle yapılan özel çekimler, haberler, yaz olması nedeniyle verilen konserler, önemli dostlar sayesinde girilen stüdyolar, kulisler derken işte böyle ortaya bir "diva yoğunluğu" çıkıverdi. Merak etmeyin, onlarla kafayı bozmuş değilim. En kısa sürede müziğin farklı renklerine dair da yazılar, yorumlar olacak burada. Ama şimdi siz söyleyin...Dün akşam Harbiye Açıkhava'da Ajda Pekkan'la özel bir şey yaşamışız, kariyerinde ilk defa basın mensuplarını da sahne şovunun bir parçası yapmış, bizi beyaz güllerle selamlamış... Böyle bir an es geçilir mi?
Buyrun sizi fotoğraflarla baş başa bırakıyorum.




