Yazmakta epey geciktim ama o geceden notları hızla paylaşmak isterim. - Konser 21.45 civarında önce Aksu vokallerinin sırayla birer bölümünü söyledikleri "Şarkı Söylemek Lazım"la açıldı. Şarkının akustik ve orjinal haline göre daha slow olan bu versiyonuna tek kelimeyle bayıldım. Sanki şarkı bu haliyle anlatmak istediği derdini çok daha derin ve etkili anlatıyor.
- Sezen Aksu, sahnede "Yaz" şarkısıyla göründüğünde benim ilk gözüme çarpan şey, nefis şık elbisesi oldu. Yazının muhtelif bölümlerinde de resmini gördüğünüz bu elbise bence son 10 yıldır Sezen'in giydiği en çılgın şey. Üstelik acayip bir elektriği var elbisenin. Hem çılgın hem de asil. Etek bölümünde böyle yukarılara doğru havalanan bir bölüm var. Hele o bölüme aşık oldum.
- Sezen Aksu, konser günü beklenmedik bir şekilde ölüm haberini aldığımız Michael Jackson'a da selam göndermeyi unutmadı: "Bizim hayatımızı ne kadar anlamlandırmış, ne kadar sıradışıymış, ne kadar risk almış"

- Konserin en heyecanlı anlarından biri Göksel'le Sezen'in birlikte "Ağlamak Güzeldir" ve "Kurşuni Renkler"i söylemesi oldu. Sezen, Göksel'i " Her gece dinliyorum. Doğurmadığım çocuklardan bir tanesi. Hep duruydu, hiçbir zaman süslü olmadı. Su gibi tertemiz bir kız geliyor." diyerek çağırdı sahneye. Birbirlerinin üzerine titredikleri her hallerinden belli oluyordu.
- Konserin bir başka sürprizi de Zeki Müren'le "led ekranlar" aracılığıyla gerçekleştirilen "Sorma" düeti oldu. Aynı düeti Sezen Aksu, NTV'nin 10.yıl özel gecesinde de yapmıştı. Zeki Müren'i kocaman ekranlarda görmek, sözcüklere vurgusunu, yüz hareketlerini, ifadelerini izlemek, yıllar sonra tuhaf bir etki yaptı üzerimde. Zeki Müren de Michael Jackson gibi "benzersiz"lerden... Ne kadar eşsizmiş bir daha anladım o gece.
- Gecenin en önemli noktası değişen orkestraydı. Ozan Doğulu'nun orkestra şefliğinden ayrılmasından sonra Ozan'ın oturduğu piyanoya Mustafa Ceceli geçmiş. Orkestranın en büyük transferi ise Aykut Gürel. Albümde de bir çok şarkının düzenlemesinde Aykut Gürel'in imzası var. Sezen Aksu'nun Aykut Gürel'le yıllar sonra yeniden bir araya gelmesi, bence bu yılın en önemli müzik haberlerinden. Hem albümde hem de konser performansında Sezen'den yıllardır beklenen müzikalite yakalanmış. Arabesk ve alaturka öğelerden özenle temizlenen şarkılar Aykut Gürel'in ellerinde çok daha akustik, sade, batılı ve cazvari bir sound'la buluşmuş. Elbette doğu öğeleri Sezen Aksu müziğinin önemli bir parçasıdır ve olmalıdır. Yine var, ama olması gerektiği kadar var. Albümde "Takvim", "Lale Devri", "Kaçak", "Kaybedenler" gibi şarkıları dinleyin, Aykut Gürel farkını anlayacaksınız. Ebru Gündeş, Sibel Can, Ferhat Göçer bu şarkıları kendi tarzlarında çok iyi yorumladılar ama Sezen Aksu tam da albümde yer aldığı gibi söylemeliydi. Hele bir de artık herşeyin tek düzeleştiği bir dönemde, "klarnet, yaylı, darbuka, ud vs" varyasyonlarının fazla kullanımından doğan aynılığın üzerine temiz bir çarşaf serilmiş gibi hissediyorum albümde.
- Albüm boyunca hep şunu hissettim: Sezen Aksu sanki bir yaz gecesi, evimin bahçesinde benimle birlikte, baştan sonra bir konser veriyor. Öylesine sıcak ve öylesine samimi. Bu histe Sezen Aksu'nun yorumu kadar düzenlemelerin de büyük payı var.
- Sezen Aksu, hem konserde hem de albümde Hande Yener'e verdiği "Kibir"i de söyledi. Albümde beni en etkileyen şarkılardan biri de "Kibir" Belki birçoğunuza tuhaf gelebilir. Çünkü genel olarak çevremde "Kibir" şarkısında hala Hande Yener'i tercih edenler olduğunu biliyorum. Sezen'in yorumu biraz yadırganmış. Ben Hande Yener versiyonunun olabilecek en iyi dans versiyonu olduğunu düşünüyorum. Keza bu şarkı Hande Yener'in yeni yolculuğunda çok önemli yeri olan bir şarkı. Ama Hande Yener'de eksik olan bir şey var. O da "yorum". Şarkının sözlerini, Sezen'in ne demek istediğini, kibirin gerçekten de bir canavar gibi pusuda beklediğini Sezen söyleyince hissettim ben. Her insanın kendi içindeki kötüyle, kibiriyle karşılaşmasını, bu farkındalığın can yakmasını şarkının bizzat sahibinden duyunca anladım ve kendime sordum. Şarkının Kıvanç K. imzalı düzenlemesi de alabildiğine tehlikeli, tekinsiz ve sarsıcı. Şarkı gerçek hissini şimdi verebiliyor bana...
Konser ve albümden şimdilik bu kadar, herhalde yine yakın bir yerlerde bir Sezen Aksu daha yazdırır hayat bana...











